Dünya ne küçük be! Eski erkek arkadaşımın sevgilisi sınıf arkadaşımın filminde oynuyor. Film daha çekilmedi ama felaket bir şey olacak heralde (in a good way). Facebuk linki.
Ben toplamda 10 kişi falan tanıdığım için, böyle bağlantılar çıkınca çok şaşırtır beni. Siz fazla takılmayın, benim tuhaflığım.
Dün elime kırmızı kalemle çizdiğim şeyler çıkmadı. Şimdi sol elimde tuhaf bir pembelik var. Yarın sabah yine duş yapacağım belki hafifler iyice. Her baktığımda gülüyorum. 3 yaşımla 22 yaşım arasında hiç halt değişmedi.
Yine Çalıkuşu'nu okuyorum. tam 10 yıl aradan sonra. Ve tüm o söylediğim havalı yazar ve kitap adları, "En sevdiğim kitap Çavdar Tarlasında Çocuklardır" falan bir yana sanırım benim en sevdiğim kitap bu. Yatmadan önce okumaya başladım duramadım 133e geldim. Dayanamadım bir ufak bloging yapayım dedim. Şu an istediğim tek şey uyumak uyanmak ve kitaba devam etmek (who cares about Cinematography lecture) ama o kadar heycanlandım ki uyuyamıyorum, yatakta debelenip duruyorum. Kitabı kenara koyup ışığı kapatıp sonra tekrar açıp devam ediyorum. Oysaki biliyorum da olacakları yine de...
Bir de bu ufak updateime son vermeden şunu da paylaşmak istiyorum, facebook fotolarında 3mega pikselle sevgilisiyle mıç mıç çekilmiş fotoğraflarını koyan insanlardan nefret ediyorum. Gimme something nice!
Hayatımı facebookta çürütüyorum iyi bir şeyler görmeyi hakediyorum. Ayrıca da bu tip dandik dandik fotoları visual işlerle uğraşan adamlar koyunca daha da sinir oluyorum. Milyonlarca ürünün olduğu bir rafta kendini tanıtacak bir jelatin seçtin, seçe seçe bunu mu seçtir. Para verip de iş yaptırmam sana. Kepaze edersin beni.
bir school night ta bundan iyisi şamda kayısı.
hoşça kalınız.
memory is a bitch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
memory is a bitch etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30.4.10
5.4.10
Upsy Daisy!
İki sene önce,
O gün üstümde kırmızı coca-cola tshirtüm, üzerimden çıkarmadığım yeşil hırkam ve deri ceketim, altımda mavi marka lindy model lacivert kotum ve kırmızılı vondutch ayakkabılarım vardı.
Nisan başıydı. Çimlerde oturmuştuk. Pazar günüydü.
Altı sene önce,
Ocaktı. Okuldan yeni geldiğim için üzerimde siyah kotum ve sarı gömleğim vardı ama kravatımı çıkarıp odamda yere atmıştım.. Telefondaydım. Koridorda mutfak kapısına dayanmıştım. Güneş arkamda batmak üzereydi. Önce kahkahayla çığlık arası bir şey atmamak için ağzımı kapadım sonra sırt üstü yere uzandım.
O zamanlar yerler halıydı.
On dokuz sene önce,
Gittiğim ana okulunda minik bir bilardo masası vardı. Büyük çocuklar Deniz'le benim oynamamıza izin vermemişlerdi. Bir tanesi sarışındı ve kırmızı bir kazağı vardı.
Süper hafıza, söyle ne faydan var bana.
En saçma ayrıntıları hatırla ama upload, ekipman teslimi falan filan tarihlerini unut. Oldu mu şimdi?
Bir arkadaşım kızlarla konuşurken onlara körfez savaşını hatırlayıp hatırlamadıklarını soruyordu.
Ben hatırlamıyorum. Ama ben Irak savaşının ne zaman başladığını bile hatırlamıyorum. Ama sor, lisenin ilk günü ne yaptın diye, saçımı nasıl topladığımdan kimlerle ne konuştuğuma kadar en ince ayrıntısına kadar anlatabilirim.
Seçici hafıza benimkisi.
Upsy Daisy!
Lanet bahar ayları.
O gün üstümde kırmızı coca-cola tshirtüm, üzerimden çıkarmadığım yeşil hırkam ve deri ceketim, altımda mavi marka lindy model lacivert kotum ve kırmızılı vondutch ayakkabılarım vardı.
Nisan başıydı. Çimlerde oturmuştuk. Pazar günüydü.
Altı sene önce,
Ocaktı. Okuldan yeni geldiğim için üzerimde siyah kotum ve sarı gömleğim vardı ama kravatımı çıkarıp odamda yere atmıştım.. Telefondaydım. Koridorda mutfak kapısına dayanmıştım. Güneş arkamda batmak üzereydi. Önce kahkahayla çığlık arası bir şey atmamak için ağzımı kapadım sonra sırt üstü yere uzandım.
O zamanlar yerler halıydı.
On dokuz sene önce,
Gittiğim ana okulunda minik bir bilardo masası vardı. Büyük çocuklar Deniz'le benim oynamamıza izin vermemişlerdi. Bir tanesi sarışındı ve kırmızı bir kazağı vardı.
Süper hafıza, söyle ne faydan var bana.
En saçma ayrıntıları hatırla ama upload, ekipman teslimi falan filan tarihlerini unut. Oldu mu şimdi?
Bir arkadaşım kızlarla konuşurken onlara körfez savaşını hatırlayıp hatırlamadıklarını soruyordu.
Ben hatırlamıyorum. Ama ben Irak savaşının ne zaman başladığını bile hatırlamıyorum. Ama sor, lisenin ilk günü ne yaptın diye, saçımı nasıl topladığımdan kimlerle ne konuştuğuma kadar en ince ayrıntısına kadar anlatabilirim.
Seçici hafıza benimkisi.
Upsy Daisy!
Lanet bahar ayları.
18.2.10
beş çayı

Biz ailece çayı çok severiz. Anne tarafı olarak. Annanem iki, Dedem üç şekerle içer. Annem diğer bütün sağlıksız şeyler gibi şekeri de kullanmaz.
Baba tarafı kahvecidir. Babam en çok iki damla sütlü nescafe içer. Yarım şekerle. Mehmet dedem de öyle mi içerdi hatırlamıyorum. Uzun zaman oldu. Son gördüğümde elinde küçük yeşil tavşanımla hastane yatağındaydı ama ben onun balkonda pişti oynadığımız haliyle hatırlamayı tercih ediyorum.
İtiraf ediyorum hep kart çalardım, yastığın altına saklardım. Ama herhalde sen bunu zaten biliyordun.
Keşke seni daha çok tanısaydım.