6.5.10

10 things i hate about birthdays

1. Sürprizler.
Aslında sürprizleri severim ama bazen çok zamansız oluyorlar (Sürprizin mantığı bu zaten) Hazırlıksız oluyorsun, çirkin oluyorsun, aptal oluyorsun.
Sürpriz beklentisi ise ayrı bir ömür törpüsü.
2. Beklentiler.
Çeşitli hediye ve kutlama beklentileri. Gerçekleşmemesi durumundaki yıkım.
3. Unutulma endişesi.
Mesela en iyi arkadaşının doğum gününü unutması.
4. Yemek.
Lüzümsuz bir sürü şey yemek içmek , özelliklede pasta. Pastaya bayılırım yalnış anlaşılmasın ama nedense doğum günü pastalarında beni geren bir şey var.
5. Geçen Zaman Farkındalığı.
Bir yılı daha geride bırakmanın melankolisi. Yaşlanmak, büyümek.
6. Tebrikler.
Bir gün önce, bir gün sonra gelen tebrikler, yıllardır konuşmadığın insanların yalancıktan gülen yüzleri (ben de yapıyorum aynı şeyleri) bir yıl daha yaşamışım yaşamamışım hiç umursamayanların, nice seneler daha yaşamamı dilemeleri. Beklediğin insanların tebrik etmemesi ve halanın telefonuna mesaj atması. Wtf?!
7. Duygusal hediyeler.
Kişisel hediyeler zırıl zırıl ağlatıyor beni. Evde olunca neyse de insan içinde hoş olmuyor.
8. Kutlamak baskısı.
Tıpkı yıl başlarında olduğu gibi doğum günlerinde de mutlaka kutlama yapmanı hissettiren bir baskı varr. Neyse ki doğum günlerinde gün opsiyonu mevcuttur.
9. Yüksek eğlence beklentisi.
Doğum günün yılın geri kalanından daha pure bir günmüşcesine her şeyi bir kenara bırakıp sadece sana ait bir günmüş gibi eğlenme planları yapmak ama asla tatmin olamamak. Bunun için beklentileri düşük tutmak hayal kırıklığına uğramamak.
10. Başkasının Doğumu.
Söz konusu olan başkasının doğum günüyse, beğeniceği, size daha önceden hediye aldıysa onu gölgede bırakacak bir hediye bulma baskısı.

"Kiss me now that i'm older. I won't try to control you. "

Kendime not:
Seneye facebook wallunu kapa. Ayıp olmasın diye herkese -teşekkürler tatlım arım balım peteğim yazmak zorunda kalma. İçlerinde en az 6 senedir görmediğin insanlar var.

Hiç yorum yok: