4.2.10

zaman hırsızı.



Geçenlerde bir hikaye kitabı geçti elime. "Allah iyiliğiniz versin" dedim, "bunları okumama nasıl izin verdiniz". Neden böyle olduğuma şaşmamalı.

Küçükken dinlediğim hikayeler de okuduğum kitaplarda hep birazcık tuhaftı. Benim tercihim miydi yoksa denk mi gelmişti hatırlayamıyorum.
Zaten masalların hepsinin belirli bir derecede psikopatlık barındırdığının farkındayım. Ağızdan dökülen mücevherler, çiyanlar böcekler, kindar periler, parmak boyundaki korkutucu kızlar, çocuklarını ormanda terkeden hain anne babalar, taşa dönüşen üvey kız kardeşler....
Çocukların bu hikayelri dinledikten sonra, bir üvey anneyi tüm kalbiyle sevmesi mümkün müdür meseala? Ya da yaşlı, çirkin burunlu ve tesadüfen siyah giymekten hoşlanan kadınlardan korkmaması?

Bir kitap vardı, sanırım okulda okutmuşlardı, yazarını hatırlamıyorum ama adı Dankonun Yüreği idi.. Bir kasabada bir şey oluyor halk taşınmak zorunda kalıyor ama gitmeleri gereken yönde karalık bir orman var. Yola koyuluyorlar ama bir süre sonra insanlar huzursuzlanmaya başlıyor bunun üstüne Danko kalbini çıkarıyor ve yolu onunla aydınlatıyor. Gidiyorlar gidiyorlar.. en sonunda orman bitiyor ve güpgüzel bir yere geliyorlar. Herkes neşe içinde hoplayıp zıplıyor ama Danko yorgunluktan yığılıyor ve kalbi yere düşüyor ve biri gelip üstüne basıp onu söndürüyor.
Bu kitabı hala atlatabildiğimi sanmıyorum.
Bazen ormanda bir evde yaşadığım, birilerinden kaçtığım, sarayların merdivenlerinden inip çıktığım kabuslar görüyorum. Çoğu, konuşmaya çalıştıkça ağzımdan çıkıveren yılanlar böceklerle boğulmamla son buluyor. Şanslıysam inciler dökülüyor ve nerd gözlüklü bir prens beni öpüyor..
Hahah!

Her şey bir yana, "Çatı" serisini okumuş bir çocuk bir daha asla normal bir çocuk olamaz... Cinayet, ensest, zina... Niye kimse almamış elimden ben okurken onları?
Söylüyorum size, o dört kitap hastalıklı zihinlerin ürünü! Damn you V.C. Andrews. Damn you!

if you love books so much why dont you mary one of them, you dork ..

3 yorum:

kumru dedi ki...

hani masal kitaplarındaki resimler ve renkler olayları ve kahramanları zihninde canlandırman için ip uçları verirdi. bir kaç seferdir senin çizdiklerin de aynı o hissi uyandırıyor bende. misal geçen resmin üstüne tıklayıp odanda biriken bardaklara yakından baktım ya da senin pamık prensesin yaşlı duran yüzünü gördüm melül melül.

bu resimler bütün numaracıların o nerd gözlükleriyle, ağızları açık ya da dudakları çemçük ablak ablak çektirdikleri fotoğraflardan çok daha GERÇEK.

mucuk.

Steeve dedi ki...

bana hiç sahip çıkmıyorsun merve. halbuki benim sana ihtiyacım var.

-steeve

melve dedi ki...

teşşekkür ederim. gerçekten.
o kadar mutlu oldum ki ne yazıcağımı bilemedim baktım durdum bir süre.

ve sana gelince steeve.
her ne kadar seni özlemiş olsam da bu aralar kendimden başkasını düşünücek halim pek olmadı doğrusu. ama bilirsin ki pek severim seni.. telafi edeceğim..