22.1.10

minik.plastik.yarış.arabaları.

Bazen geceleri dolmuşla eve dönerken yol hiç bitmesin istiyorum. Sonsuza dek o anda kalalım. Sonsuza dek aynı yolda sürsün Şöför Bey, ben sonsuza dek kulağımdaki müziğe ufak mırıltılarla ve parmaklarımla eşlik edeyim, yanımdaki adam elindeki bozukları saysın. Sürekli gidelim. Aynı yerde..

Eskiden bir yerden bir yere giderken beraber, başımı omzuna koyar şarkılar mırıldanırdım, şimdi kendi kendime yaptığım gibi..
Sonra ben şarkı söylemeyi bıraktım, o da benimle gelmeyi.
Peki bunu hatırlamak beni neden bu kadar üzüyor? Geri dönüp neyi kurtarmak istiyorum bu kadar? Onu mu? Onları mı? Kendimi mi? Ailemi mi?
Bilmiyor musun sen aptal kız, geçmiş geçmişte kaldı.

Hiç bir şey eskisi gibi olmaz, kimseyle.
Sadece ben eskide yaşamayı seviyorum. Çünkü bu günümde çok mutsuzum.
Ama eskiyi biliyorum. Eskiyi tanıyorum. Avcumun içi gibi. O kadar çok tekrarladım ki kafamda sahneleri; yatağımda yatarken, tuvalette otururken, duş alırken, giyinirken, soyunurken... Hatalarımı ezberledim. Ve değiştim. Değişti geri kalan her şey de. Kimisi benimle birlikte...

Ama yine de.. Geçmişte kimse hasta değildi.. Geçmişte kimse yaralı değildi.. Geçmişte ben o kadar az şey biliyordum ki...
Eski bu yüzden güzeldi.
Şansımız varken hep o yolda gidip gelseydik keşke.
Sonsuza dek.

1 yorum:

Eylül Köksümer dedi ki...

öyle bir içlendim ki yine, bazı yazıların su katılmamış rakı etkisi yapıyor üzerimde, ki hiç bünyem kaldırmaz.

yorumla yazmaya kalksam düşüncelerimi, birkaç paragraf sürecekti, ben de uzun bir yazı yazdım onun yerine. içimden attım, iyi geldi. teşekkür ederim.