18.9.09

I'm not in this movie. I'm not in this song.

Fail with consequence, lose with eloquence and smile.

Hayatımda bir kere olsun duygularımla hareket etmek istedim mantığımla değil de. Artık sıra bana gelmiştir diye düşündüm. Yanıldım. Dertsiz başıma dert aldım. Elime yüzüme bulaştırdım.
Zaman, mekan, kişi talihsizlikleri.
Bazı diyetler ödenemiyormuş demek ki.
Talihsizlik.
Ya da kader.
Yıllar boyunca kaygısızca savurduğum bedduaların ve terslediğim anketörlerin geri dönüşü bunlar. Karma asla mutlu olmama izin vermeyecek. Hep aynı loop içinde dönüp duracağım. Her seferinde aynı sorunsallar tetiklenecek. Her seferinde başa dönüp, tarihimin başından beri neleri yanlış yaptığımı bulmaya çalışacağım.
Önce şeker ve çikolata jelatinleri arasında uykuya dalmayı dileyeceğim.
Sonra mutsuz olmaktan sıkılacağım.
Egomun parça parça yitişini, her zaman yaptığım gibi başka hayatları ezerek ve kötü ironilere başvurarak saklayacağım.
Sonuçta umurunda değil gibi gözükürsen kimse seni üzemez. Öyle değil mi?
Başkalarının egolarının seninkinden çok konuşmasına izin verirsen biraz başın ağrır ama en azından canın yanmaz. Değil mi?

Don't leave me paralyzed.
Loop.

Ve Island Blues.

Hiç yorum yok: